Mekânlar ve Kimlikler üzerine

Ev Neresi?
Room in New York, Edward Hopper, 1932
8 / 8

8. Ev Neresi?

İnsan, yaşamı boyunca birçok yerden geçer birçok insanla tanışır. Zamanla şehirler değişir, evler terk edilir, sokaklar unutulur. Her yeni mekân, yeni bir başlangıç gibi görünür. Fakat geride bırakılan hiçbir yer tamamen kaybolmaz yada unutulmaz. Çünkü insan, bulunduğu, geçtiği yerleri de içinde taşır. Bu yüzden mekân, dışarıda kalan bir gerçeklikten öte insanın iç dünyasında devam eden bir izdir.

Modern dünyada bu izler çoğalmış, ancak derinliğini yitirmiştir. İnsan artık birçok yere temas eder, fakat az yere ait hisseder. Mekânlar hızla değişir, ilişkiler yüzeyselleşir ve aidiyet duygusu kırılgan hâle gelir. Böyle bir dünyada “ev” kavramı da dönüşür ve sabit bir yer yerine, geçici bir hissin adı olur.

Belki de bu yüzden insan, en çok kendisini ararken bir yere ihtiyaç duyar. Bir ses, bir koku, bir ışık… Bazen tek bir detay bile bir mekânı “ev”e dönüştürebilir. Çünkü insanın ev dediği yer kendisiyle bağ kurabildiği bir alandır.

Peki sizce insan gerçekten bir yere mi aittir, yoksa ait olma ihtiyacı sadece bir arayış mıdır?

Önceki