Çanakkale Geçilmez.
1. 18 Mart’a Giden Süreç
1 Ağustos 1914 yılında Osmanlı İmparatorluğu, Almanya ve Avusturya-macaristan imparatorluğu ile üçlü ittifağa katıldı. Bir sene sonra 18 Mart 1915 yılında İtilaf devletleri Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya ile güvenli bir erzak tedarik zinciri oluşturmak ve askeri ikmal yolu açmak, Osmanlı İmparatorluğunu saf dışı bırakmak suretiyle Gelibolu adasını işgale kalkıştı.
İkisi İngiliz bandıralı biri fransız komutasında olmak üzere 1’inci Tümen: İngiliz Tuğamiral de Robeck komutasında Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson zırhlıları ile Inflexible muharebe gemisi. 2’nci Tümen: İngiliz Albay Hayes-Sadler komutasında Océan, Irresistible, Albion, Vengeance, Swiftsure, Majestic, Canopus, Cornwallis muharebe gemileri. Ve 3’üncü Tümen: Fransız Amiral Guépratte komutasında Suffren, Bouvet, Gaulois, Charlemagne muharebe gemileri ile İngiliz Triumph ve Prince George zırhlıları olarak tespit edilmiştir. Bunun yanında birçok muhrip ve yardımcı gemide mevcuttur.
Herkesin korktuğu Büyük İngliz donanması tüm ihtişamıyla gelibolu yarım adasındadır. Çanakkale Boğazı’nın savunmasından sorumlu olan Cevat (Çobanlı) Paşa komutasındaki Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanlığı tarafından Müttefiklerin denizden ve karadan olası saldırısına karşı gerekli savunma tedbirleri alınmıştır. Bu alınan tedbirler arasında Çanakkale boğazının baştan aşağı mayınlanmasıda vardır.
İtilâf devletlerinin deniz harekâtının mantığı iki aşamalıydı: (1) kıyı tabyalarını susturmak, (2) mayın hatlarını aralayıp Marmara’ya geçişi mümkün kılmak. Ancak bu iki hedef, birbirine bağlıydı. Mayın taraması için bataryaların baskılanması, bataryaların kalıcı baskılanması için ise mayınlı sahalarda serbest hareket gerekiyordu. Bunun için İtilaf devletleri mayın tarama girişimlerini artırmış ancak, yoğun ateş hattı, akıntı ve hava koşulları nedeniyle istedikleri sonucu elde edememişler ve kitlenmişlerdir.
19 Şubat 1915 tarihinde İtilaf devletleri giriş tabyalarını indirmek için harekete geçmiş başarısız olmuş 25 Şubat’ta birkez daha denemiş ve bu sefer başarmıştır. Bunun üzerine Ümitlenen İtilaf devletleri ileri hazırlıkları planlamaya koyulmuştur. 4 Mart’ta Seddülbahir’de sınırlı bir çıkarmayla dış tabyaları tahrip etme girişiminde bulunulmuştur. Bu gelişmelerin üzerine 7/8 Mart gecesi Nusret mayın gemisi Erenköy Koyu’nda kıyıya paralel biçimde kurduğu mayın hattı ile, 18 Mart deniz zaferinin kilit faktörlerinden biri olacaktır.

