Sinemanın Evrensel Yüzü: Charlie Chaplin

Sinema tarihine baktığımız zaman çok az insan hem yönetmenlik, hem oyunculuk, hem senarist, hem yapımcı hem de besteci olarak kalıcı bir iz bırakabilmiştir. Çoğu kişi Charlie Chaplin'i sessiz sinema performansları ile tanır, ancak Chaplin ismi sadece sessiz sinema değil sinema sanatının en büyük ustası ve ilk büyük yaratıcılarından biridir. Onun yarattığı miras ve ünlü “Serseri” karakteri, dünyanın her yerinde tanınan ve sinemanın en güçlü sembollerinden biri hâline gelmiştir. Charlie Chaplin'i efsane kılan ve başarıya ulaştıran şey güldürürken düşündürebilmesinde yatar.

Tam adıyla Sir Charles Spencer “Charlie” Chaplin 1889 yılında İngilterenin başkenti Londra kentinde doğmuştur. Komedyen, yönetmen, senarist ve besteci kimliğiyle tanınan Chaplin'in çocukluğu türlü zorluklarla geçmiştir. Hayatında yaşadığı Yoksulluk, ailesel sorunlar ve erken yaşta çalışma hayatına atılması, ileride filmlerinde işleyeceği temaların temelini oluşturmuş ve kendisine ilham vermiştir. Kariyerine Londra’da müzikhollerde sahne alan anne ve babasına benzer bir şekilde tiyatro sahnelerinde başlamış  ve 16 yaşında katıldığı Fred Karno kumpanyasıyla 1913 yılında turne ile Amerika’ya gitmesiyle hayatı yeni bir boyut kazanmıştır. Amerika’da film yapımcısı Mack Sennett tarafından keşfedildi. 1914 yapımı Making a Living ile sinema kariyerine adım atan Chaplin, kısa sürede dünyanın en tanınan insanlarından biri hâline geldi.

Belki de internette Charlie Chaplin'i aratınca çıkan o meşhur küçük şapka, baston, bol pantolon ve büyük ayakkabılar giyen Chaplin'in yarattığı "The Tramp" (Serseri) karakteri, sinema tarihinin en tanınmış ve Chaplin ile içselleştirilmiş figürlerinden biridir. Aslında bu karakter Charlie Chaplin'in hayatının dışa vurumudur. Yoksuldur, dışlanmıştır, şanssızdır ama tüm bunlara rağmen umudunu asla kaybetmez. Karakter hayatıda özetlemektedir, doğum anından ölümümüze kadar geçen süreçte birden çok duygu yaşıyoruz, kızdığımız, öfkelendiğimiz, yorulduğumuz ama tüm bunlara rağmen sürekli ayağa kalkarak bir şekilde mücadele etmeye çalışıyoruz. İşte bu yüzden Chaplin'in mücadele eden serseri karakteri toplumların bir yüzüdür.

Charlie Chaplin sineması ve önemli işbirlikleri

Charlie Chaplin yönetmenliğini yaptığı filmlerinde çoğu zaman günlük yaşantımızda sürekli olarak karşılaştığımız ve mücadele ettiğimiz yoksulluk, sınıf ayrımı, adaletsizlik, yalnızlık, sevgi, insan onuru gibi toplumsal konuları işlemiştir. Yukarıda da belirttiğim gibi Chaplin'in en büyük başarısı trajedi ile komediyi birleştirmesidir. Anlık olarak kahkaha attığımız sahnelerin hemen arkasında kendimizi bir anda hıçkıra hıçkıra ağlarken bulabiliriz, bu da izleyiciyi derinden etkileyen bir unsurdur.

Birçok yönetmen gibi Charlie Chaplininde önemli işbirlikleri olmuştur bunlardan bazıları şunlardır; The Kid (1921) Jackie Coogan Chaplin'in en önemli oyuncu işbirliklerinden biridir. Coogan'ın çocuk yaştaki performansı hem filmi bir üst kademeye taşımış hem de Coogan'ın gelecekteki kariyerinin önünü açmıştır. Ayrıca Coogan'ın oyunculuğu diğer çocuk oyuncular içinde bir ölçü çizmiştir. Bir diğer önemli işbirliği Paulette Goddard ile yaşanmıştır. Modern Times (1936) ve The Great Dictator (1940) gibi iki muhteşem yapımda beraber çalışmışlardır.

Sesli sinema dönemi ve politik yapımlar

Sesli sinemaya geçişe karşı direniş gösteren Chaplin, City Lights ve Modern Times filmlerini sessiz formatta çekmeyi tercih etti. Bu dönemde sessiz sinemanın büyüsünden vazgeçmeyen ve ısrar eden Chaplin, 1940 yılında The Great Dictator adlı filmiyle Adolf Hitler’i alaycı bir şekilde zekice hicvetti ve bu filmde ilk kez diyalog kullanımına yer verdi. 1940’lar boyunca, “komünist sempatizanı” olduğu yönündeki suçlamalar ve özel yaşamına dair çeşitli skandallar, onun Amerika Birleşik Devletleri’nden dışlanmasına neden oldu. Bu olayların ardından, 1952 yılında İsviçre'ye yerleşerek kendine yeni bir yaşam kurdu. İsviçre’de geçirdiği yıllar boyunca sinema kariyerine farklı bir boyut kazandıran Chaplin, burada yaratıcılığını yeniden keşfederek, yeni projelere imza atmaya devam etti. Ayrıca, İsviçre’de geçirdiği bu yeni dönemde, sanatın evrenselliğine olan inancını daha da pekiştirdi ve dünya sinemasına katkılarını sürdürdü. Bu süreçte, film yapımındaki yenilikçi yaklaşımı ve cesur hikaye anlatımıyla sinema tarihine damgasını vurmaya devam etti.

Etkilediği isimler ve mirası

Onun sinemasından etkilenen isimler arasında Jacques Tati, Federico Fellini, Roberto Benigni, Rowan Atkinson bulunmaktadır. Sessiz anlatım, fiziksel mizah ve evrensel hikâye anlatıcılığı konusunda Chaplin hâlâ referans kabul edilmektedir. 1972’de sinemaya katkılarından ötürü onursal Oscar almış ve mizah ile toplumsal eleştiriyi birleştiren insancıl yaklaşımıyla çağdaş yönetmenlere ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Son kez kanlı canlı Sir ünvanı alırken görülen Chaplin 25 Aralık 1977 yılında İsviçre'de hayatını kaybetmiştir. Ölümünden birkaç ay sonra, cesedi beceriksiz iki hırsız tarafından İsviçre'deki bir mezarlıktan kısa süreliğine kaçırıldı. Naaş, tekrar aynı mezara defnedildi ve benzer bir olayın yaşanmaması için üzerine kalın bir beton katman döküldü.

Ödüller ve Onurlar

Charlie Chaplin kariyerinde çok sayıda ödül ve onura layık görülmüştür. Ancak bazı önemli başarılarını sıralamak gerekir ise;

  • Akademi tarafından verilen Onur Oscarı (1929)
  • Onur Oscarı (1972) – sinema sanatına yaptığı eşsiz katkılar nedeniyle
  • Limelight ile En İyi Film Müziği Oscarı
  • Dünya sinemasının en etkili sanatçılarından biri olarak kabul edilmesi

Ayrıca Chaplin, İngiltere'nin kültürel mirasının en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Kendi ülkesinden aldığı onur ve başarılarda vardır;

  • 1975 yılında Kraliçe II. Elizabeth tarafından Şövalyelik (Knight Bachelor) unvanı verilerek Sir Charles Chaplin oldu.
  • İngiliz sinema ve kültür tarihinin en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edildi.
  • Londra ve İngiltere genelinde birçok kültürel etkinlik ve retrospektifle anılmaktadır.

(Yönetmen Olarak) Tam Filmografisi

1910'lar

  • Caught in the Rain (1914)
  • The Tramp (1915)
  • The Bank (1915)
  • The Pawnshop (1916)
  • Easy Street (1917)
  • A Dog's Life (1918)
  • Shoulder Arms (1918)

1920'ler

  • The Kid (1921)
  • A Woman of Paris (1923)
  • The Gold Rush (1925)
  • The Circus (1928)

1930'lar

  • City Lights (1931)
  • Modern Times (1936)

1940'lar

  • The Great Dictator (1940)
  • Monsieur Verdoux (1947)

1950'ler

  • Limelight (1952)
  • A King in New York (1957)

1960'lar

  • A Countess from Hong Kong (1967)

Eğer daha önce hiç Chaplin filmi izlemediyseniz şu üç filmi izlemenizi şiddetle tavsiye ederim; The Kid (1921), City Lights (1931), Modern Times (1936). Chaplin'i tek bir cümlede özetlemek gerekir ise "insanlığın acılarını kahkahaya, kahkahalarını da unutulmaz bir sinema mirasına dönüştüren bir sanatçı."