Aklın Sınırında SANAT!

Zihnimizin Kendi Sınırı?
Self-Portrait Vincent Van Gogh, 1887
7 / 7

7. Zihnimizin Kendi Sınırı?

Bilimsel ve biyolojik açıdan insan zihni, hiçbir zaman tamamen düzenli ve açıklanabilir bir yapı olmadı. Düşüncelerimiz bazen doldu taştı ve dünyanın sınırlarını aşmaya çalıştı. Tarih boyunca toplum, bu taşmayı anlamlandırabilmek için çeşitli kavramlar üretti: delilik, deha, yaratıcılık, sapma… Ancak bu kavramların hiçbiri insan zihninin karmaşıklığını tam olarak açıklamaya yetmedi.

Bu sayı boyunca deliliği romantik bir mit olarak değil, düşünsel ve toplumsal bir sınır alanı olarak ele aldık. Van Gogh’un kırılan algısından modern insanın zihinsel tükenmişliğine kadar uzanan bu çizgi, bize tek bir şeyi gösterdi. bazen olayları akışına bırakmak ve kusursuz olmak yerine kusurlarımızla var olabilmeyi öğrenmek.

Modern dünya ise bu sınırları daha görünmez hâle getiriyor. Sürekli hız, sürekli üretim ve sürekli görünürlük içinde insan, kendi zihniyle kurduğu bağı zamanla kaybetmeye başlıyor. Belki de bugün mesele “deli olmak” veya “dahi olmak” değildir. İnsanın kendi iç dünyasına giderek yabancılaşmasıdır.

Peki gerçekten sınırın dışında olan kim: Dünyaya uyum sağlayamayan mı, yoksa hiç durmadan bu düzene uyum sağlayan mı?

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere...

Önceki