Bir Milletin uyanışı
4. M.Kemal paşanın Samsun’a çıkışı
1919 yılının ilk aylarından itibaren Samsun, Merzifon taraflarında, Pontusçu Rum çetelerinin saldırıları sonucu bölgede asayiş ve emniyet bozulmuştu. İtilaf Devletleri bu olaylardan Türkleri sorumlu tutuyor, Türklerin Rumları katlettiklerini ileri sürüyorlardı. İngiltere, Osmanlı Hükümeti’ne nota vererek, Karadeniz Bölgesi’nde asayiş ve sukünet sağlanmadığı takdirde mütarekenin 7. ve 24. maddelerine dayanarak buraları işgal edeceğini bildirdi. Bunun üzerine Hükümet bir çözüm yolu aramaya başladı.
Geldikleri gibi giderler!
Çanakkale’de zafer kazanmış ve halk tarafından çok sevilen biri olarak Mustafa Kemal paşa kendi yönlendirmeleri, ordu ve halkın isteği üzerine padişah ve hükümet tarafından 3. Ordu (eskiden 9. ordu olarak geçer.) müfettişliğine getirilerek bu göreve uygun görüldü. Ancak M.Kemal paşa göreve getirilirken Türklerin çıkardığı isyanları engellemesi için getirilmişti.
Hükümetin görevlendirme teklifi üzerine 30 Nisan 1919 da Padişah emri ile Harbiye nezareti’nin isteği üzerine, M.Kemal paşa’nın Müfettişlik bölgesine giren vilayet ve sancaklara emirlerinin yerine getirilmesi için genelge gönderildi. böylelikle Ankara’ya kadar uzanan (Ankara hariç) orta ve doğu Anadolu, Mustafa Kemal paşanın emir ve komuta sahasına giriyordu.
Mondros ateşkes antlaşmasından hemen sonra, Dört sene evvel Çanakkale zaferi ile İngilizlerin İstanbul’a girmelerini engelleyen Mustafa Kemal, İstanbul’un Emperyalistler tarafından işgal edildiğine şahit olmuştur. İngiliz donanması İstanbul’da, Marmara denizindedir. Gökte İngiliz bayrakları sallanmaktadır. Kartal iskimbotu ile İngiliz donanmasının arasından geçerler iken yaveri Cevat Abbas’ın denizi bir çelik ormanına benzeterek üzüntüsünü belirtmesi üzerine Cevat beye: “Üzülme çocuk. Geldikleri gibi giderler!” cümlesini kurmuştur…
Amasya Genelgesi ( 22 HAZİRAN 1919 )
- Birinci madde: Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Bu nedenle, Türk milletinin varlığı ve bağımsızlığı için harekete geçilmesi gerekmektedir.
- İkinci madde: Millî irade, yalnızca milletin kendisine aittir. Bu bağlamda, egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir.
- Üçüncü madde: Anadolu’nun her yerinde milli ve yerel örgütler kurulmalıdır. Bu örgütlerin, milli mücadelenin yürütülmesinde önemli rol oynaması beklenmektedir.
- Dördüncü madde: Millî mücadelenin başarısı için, uluslararası destek alınması gerekmektedir. Uluslararası kamuoyuna, Türk milletinin hakları ve bağımsızlık mücadelesi hakkında bilgi verilmelidir.
- Beşinci madde: Milli mücadelenin liderliğini üstlenecek bir heyet oluşturulmalıdır. Bu heyet, milletin temsilcisi olarak hareket etmeli ve mücadelenin yönlendirilmesinde etkili olmalıdır.
Amasya Genelgesi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ilk somut adımlarından biri olarak kabul edilir. Bu genelge, Kurtuluş Savaşı'na katılan halkın moral ve motivasyonunu artırmış, aynı zamanda ulusal bilincin uyanmasına da katkıda bulunmuştur. aynı zamanda M. Kemal paşa ilk kez milli egemenliğe dayalı bir yöntemden bahsetmiştir. İstanbul hükümeti yok sayılmış ve milletin birlik ve beraberliğini sağlama da önemli bir girişim ortaya koymuştur.
T.C. Tarihi/S.151/kurtulusavasi.gen.tr

