Bir Milletin uyanışı

6. İzmir’in Kurtuluşu

1919’un Haziran ayından itibaren Yunan ordusu, Batı Anadolu’ya doğru ilerlemeye başladı. Bu ilerleme, Gediz, Soma, Alaşehir, Nazilli, Aydın ve Uşak gibi şehirlerin işgal edilmesiyle sonuçlandı. bu gidişat yükselen ulusal bilincin etkisi ile halkın kendi savunma birliklerini oluşturmasını hızlandırdı. Özellikle Batı Anadolu'da ve yurd’da Kuva-yi Milliye mühim bir rol oynamıştır. Direnişin siyasi boyutu ise Sivas ve Erzurum Kongreleri ile şekillendi ve Mustafa Kemal Paşa liderliğinde bir merkezî ulusal mücadele stratejisi oluşturuldu.

Türk Ordusu'nun İzmir'e Girişi (9 Eylül 1922)

  • Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası Büyük Taarruzdur (26 Ağustos 1922). Bu taarruz sonucunda Türk ordusu, 30 Ağustos 1922’de Başkomutanlık Meydan Muharebesini kazandı ve Yunan kuvvetlerini büyük bir bozguna uğrattı.
  • Takip harekâtı sırasında Türk birlikleri hızla Ege’ye ilerledi.
  • 9 Eylül 1922 sabahı Türk süvarileri İzmir’e girdi. İlk giren birlikler 2. Süvari Tümeni’ne bağlı birliklerdi.
  • İzmir’deki Yunan kuvvetleri geri çekilirken limandaki cephanelikler ateşe verildi, büyük yangın çıktı. birçok bina kül oldu.

İzmir'in Kurtuluşunun Sembolik ve Stratejik Önemi

  • İzmir’in kurtuluşu, Türk Kurtuluş Savaşı’nın askerî anlamda sona erdiğini gösteren en güçlü simgedir.
  • Şehir, hem Batı Anadolu’nun kilidi hem de Ege’nin en büyük limanı olarak ekonomik ve stratejik açıdan büyük öneme sahipti.
  • İzmir’in kurtuluşu, halk nezdinde “zafer”in en somut göstergesi oldu ve millî morali doruğa taşıdı.

İzmir’in işgali ve kurtuluşu, Türk tarihinin en dramatik ve gurur verici safhalarından birisidir. Hem bir halk direnişinin sembolü, hem de bağımsızlık iradesinin başlangıç ve bitiş noktalarından biridir.

Türk ordusunun kazandığı bu zafer, Mudanya Ateşkes Antlaşması’na giden süreci başlatarak Türk milletinin varlığını tüm dünyaya kabul ettirmesine yardımcı olan önemli süreçlerden biridir.

“Bütün cihan işitsin ki efendiler, artık İzmir'de hiçbir kirli ayağın üzerine basamayacağı kutsal bir topraktır.”

-Mustafa Kemal Atatürk

Samsunda yakılan bağımsızlık ve kurtuluş ateşi kısa bir zamanda yurdun dört bir yanına yayılmış ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda mühim bir rol oynamıştır.

”Ben, 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün elimde, maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım. Ben Türk ufuklarından bir gün kesinlikle bir güneş doğacağına, bunun hararet ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki bunu âdeta gözlerimle görüyordum.”

-Mustafa Kemal ATATÜRK

Önceki