"Dünya Tarihinde Osmanlı: Bir İmparatorluğun Ayak Sesleri"
4. Osmanlı’nın Altın çağı: Fatih sultan mehmet ve kanuni dönemi
Fatih Sultan Mehmet, hayatı boyunca savaş meydanlarında cesaretiyle, sarayda zekâsıyla, halk arasında adaletiyle, dünyada entellektüelliği ile tanındı. Ancak onun ölümü, tıpkı yaşamı gibi gizemli ve etkileyici bir biçimde gerçekleşti. 1481 yılının baharında, henüz 49 yaşındayken, ardında büyük bir imparatorluk ve cevapsız kalan birçok soru bırakarak hayata veda etti.
1481 yılının Mayıs ayında, Gebze yakınlarında orduyla birlikteyken hastalandı. Günlerce süren sancılar, çevresindeki doktorları ve devlet erkânını endişeye sürükledi. Sonunda, 3 Mayıs’ta, Hünkar Çayırı denilen yerde, Osmanlı tahtının “Fatih” unvanlı sultanı hayata gözlerini yumdu. Ölüm nedeni yıllardır tarihçiler tarafından tartışmalıdır. Bazı kaynaklarda gut hastalığı, bazı rivayetlerde ise zehirlenme ihtimali dile getirilir. Hatta bazı tarihçiler, o dönemde saray içi rekabetin Fatih’in sonunu hazırlamış olabileceğini düşünür.
Fatih’in ölümü, yalnızca bir liderin kaybı değil, aynı zamanda bir dönemin kapanışıydı. Onunla birlikte fetih vizyonu, cihan devleti hayali ve Batı’ya açılma hedefi de bir süreliğine duraksadı. Haber İstanbul’a ulaştığında, şehir büyük bir sessizliğe büründü. Halk, onun nasıl bir lider olduğunu çok iyi biliyordu: sert ama adil, mesafeli ama düşünceli, savaşçı ama entelektüel bir hükümdar. Cenazesi büyük bir hüzünle İstanbul’a getirildi ve kendi adını taşıyan Fatih Camii'nin haziresine defnedildi. Fatih Sultan Mehmet kendi döneminin Mustafa Kemali idi.

