"HULKMANİA"
1. GİRİŞ
Güreş… İnsanlık tarihi kadar eski bir mücadele sanatı. Antik Yunan’ın Olimpiyat arenalarında, Roma’nın taş döşeli amfi tiyatrolarında, Japonya’nın rikishi geleneklerinde, Anadolu’nun yağlı güreş çayırlarında filizlenen bir miras. Fakat 20. yüzyılın ortasından itibaren, bu kadim savaş sanatı yalnızca fiziksel güçle değil; sahne, karakter, anlatı ve şovla birleşerek yeni bir boyut kazandı: Profesyonel güreş.
Amerika Birleşik Devletleri'nde televizyonun altın çağıyla birlikte başlayan ve büyüyen bu gösteri sporu, ringi yalnızca bir rekabet alanı değil, milyonların ekran başında nefesini tuttuğu bir tiyatro sahnesine dönüştürdü. (WWF) WWE, WCW, ECW ve benzeri organizasyonlar, bu arenada sadece sporcuları değil, karakterleri sahneye çıkardı. Ve bu karakterlerin arasında bazıları vardı ki, yalnızca bir ring kahramanı değil, bir çağın sesi oldular.
Tıpkı Hulk Hogan gibi…
Dergimizin ilk sayısında, ne yazık ki bir veda yazısıyla başlıyoruz. Aslında Bruno sammartino gibi bir efsane ile ilk sayımıza başlayacaktık ancak Hulk Hogan’ın yakın zamanda aramızdan ayrılışı üzerine ilk sayımızda ona yer verdik. 1980’lerden 2000’lere kadar profesyonel güreşin küresel bir fenomene dönüşmesinde başrolü oynayan Hulk Hogan, 24 Temmuz 2025’te aramızdan ayrıldı. Sadece bir ring efsanesi değil, bir dönemin kültürel ikonuydu. “Whatcha gonna do when Hulkamania runs wild on you?” sözüyle büyüyen kuşaklar için Hogan, güç, karizma ve kahramanlığın vücut bulmuş haliydi.
O, güreşi sadece bir spor değil, bir yaşam biçimi haline getirdi. WWE’nin en büyük sahnelerinde, WrestleMania’nın en unutulmaz anlarında hep o vardı. Sarı kırmızı kıyafetleri, kaslı fiziği, Amerikan bayrağına sarılı girişleri… Hulk Hogan yalnızca güreşmedi; o, onunla büyüyenler için bir hayali temsil etti.
“Güreşin Efsaneleri” adıyla yola çıktığımız bu Dergide amacımız; ringlerde ter dökmüş, tarih yazmış, hafızalara kazınmış tüm büyük isimleri saygıyla anmak, tanıtmak ve bu kültürün nesiller arası aktarımına katkı sunmak. Her sayımızda bir efsaneye odaklanacak, güreş dünyasının perde arkasına dair bilinmeyen detaylara ulaşacak, kimi zaman nostaljiyle kimi zaman güncel gelişmelerle dolu sayfalar sunacağız.
Bu ilk sayımızla, çıktığımız yolculukta yalnızca Hulk Hogan’ın hayatına değil; onun üzerinden profesyonel güreşin evrimine de ışık tutacağız. Aynı zamanda WCW’nin yükselişinden, 80’lerin altın kuşağına, 90’ların rekabetli “Attitude Era” dönemine kadar geniş bir perspektifle okuyucumuzu zaman tüneline çıkaracağız.

