Yaşasın Cumhuriyet
2. Lozan Barış Antlaşması
lozan barış antlaşması ülkemizin bağımsızlığı adına atılan en önemli adımlardan birisidir. Lozan antlaşmasının önemini anlayabilmek içinse sevr antlaşması ile Türk milleti ve Osmanlı devletinin ne duruma sokulduğunun bilinmesi önem arz etmektedir.
1922’de zaferle sonuçlanan Kurtuluş Savaşı, yalnızca askeri bir başarı değil, aynı zamanda siyasi bağımsızlığın kapılarını aralayan bir dönüm noktasıydı. Ancak savaş meydanlarında kazanılan zaferin kalıcı olabilmesi için, diplomasi masasında da aynı kararlılığın gösterilmesi gerekiyordu. Lozan antlaşmasında Türk tarafını temsil etmek için daha önce Mudanya mütarekesinde başarı sağlayan İsmet paşa (İnönü) göreve en uygun kişi olarak görülmüştür.
24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan kentinde imzalanan 5 kısım, 143 maddeden oluşan Lozan Antlaşması, Türk milletinin egemenliğini dünyaya kabul ettiren yegane belgedir. Sevr Antlaşması’nın dayattığı ağır esaret koşullarını tarihin çöplüğüne atan bu anlaşma, Türkiye’nin sınırlarını, siyasi statüsünü ve bağımsızlığını uluslararası düzeyde tescillemiştir. Lozan’da Türk heyetine başkanlık eden İsmet Paşa (İnönü), görüşmeler boyunca büyük bir diplomatik mücadele yürütmüştür. Ekonomik kapitülasyonlar, azınlık hakları, sınır meseleleri ve Boğazlar gibi konularda Batılı devletlerin baskılarına karşı gösterilen direnç, yeni Türk devletinin kararlılığını dünyaya ilan etti.

